Karımı Üniversitedeki Öğrencimle Aldattım! (4)

Karımı Üniversitedeki Öğrencimle Aldattım! (4)
Karım dönüp dudaklarımı öperek, “Sen bu kadar azmış mıydın ya?” dedi ve sırtüstü yattı. Güldüm ve “Karım beni 2 haftadır kendinden mahrum ederse ben de azarım tabii ki!” dedim. Karım kahkaha attı ve “Aslında şu yolculuklardan daha sık yapmam lazımmış. Sevdim senin bu hallerini!” dedi ve toparlanıp duş almaya gitti.

Bir sigara yaktım ve yatakta yatarak düşünmeye başladım. Ne olacaktı durumumuz? Karımla o kadar tutkulu sevişmiştim ki… Sanki onu hiç aldatmamışım gibi. Öte yandan da yanında olmaktan çok zevk aldığım Burçin vardı. Onun vaktini çok almak istemiyordum. Sonuçta benim gibi değildi. Önünde çok çok uzun zaman vardı daha ve eğer bana ümit bağlarsa ve ben ona bir şey veremezsem ileride çok üzülebilirdi. Hayatından bu en güzel zamanları çalmak istemiyordum. Acaba ben kime aittim? Burçin’e mi? Yoksa karım Handan’a mı?

Ve tabii ki başımda olan bir diğer dert, bizim Burçin ile olan ilişkimizi teşhir etmek isteyen birisiydi. O kimdi bilmiyordum, ancak bize çok büyük zarar verebilirdi. Ancak onun bunu yapmakta bir çıkarı olmalıydı? Neden beni boş yere tehdit etsin ki? Benden para istemeliydi mutlaka. Yoksa bunu sapıkça bir zevk olarak yapıyor olamazdı, bu saçma geliyordu. Niyeti ciddiyse şimdiden karıma bunu söylerdi; eğer amacı benden para koparmaksa da şimdiye kadar benimle bunu konuşması lazımdı. Hiçbir hareket göremiyordum o kişiden ve bu beni daha da geriyordu.

Bu düşünceler içerisindeyken karım içeriye girdi ve “Öff, sana şurada sigara içme dedim kaç kere Yiğit!” dedi. Burçin ile kaldığım günlerde burada sigara içmeye o kadar alışmıştım ki, bir an kendimi kaptırmıştım. Karım sevmiyordu evde –özellikle de yatak odamızda- sigara içmemi. Sigaramı kültablasında söndürdüm ve karımın dudaklarından bir öpücük alarak, “Dalgınlığıma ver hayatım, çok yorulmuşum!” dedim. Karım bu ufak sırnaşmalarımdan hep hoşlanırdı. Aramızda bir tartışma başlayacaksa ve ben tartışma çekecek günümde değilsem böyle şeyler yaparak tartışmayı başlatmadan bitirirdim. Karım üstüne geceliğini geçirdi, ben de sadece boxerımı altıma çektim ve güzel bir uyku çektim karımın koynunda.

Sabah erken saatlerde okula gitmek için uyandım ve hazırlanmaya başladım. Bir yandan da kalçasını geriye doğru çıkartmış, hiçbir şeyden haberi olmadan uyuyan karıma bakıyordum. Zengin olmak böyle bir şeydi işte. Erkenden kalkıp yapması gereken işler yoktu. Özellikle de baba parası yiyen bir kadınsanız hiç yoktu. Ben gidip okulda ders verecektim; karım ise büyük ihtimal saat 12 gibi kalkacak, önce kahvaltı –hatta arkadaşları arasındaki deyimiyle Brunch- yapacak, daha sonra da tüm gününü ya alışverişte, ya da dışarıda başka aktivitelerde geçirecek ve babasının parasını afiyetle ezecekti.

Evden çıktım, arabama atladım ve Üniversiteye doğru sürdüm. Karım geldikten sonra ilk kez Burçin ile karşılaşacaktım. Tepkisini merak ediyordum. Okula girdiğimde gözlerim Burçin’i aradı, ama yoktu. Derse geleceğini umarak erkenden dersliğe gidip oturdum, ama gelenler arasında o yoktu. Derse neredeyse 15 dakika kadar geç başladım onu beklediğim için, ama o ortalıklarda yoktu. Tüm gün kafam onda olduğu için ilk kez dersi pek verimli olmayacak şekilde anlattım. Dersten sonra da direkt atölyeme inip aşağıda yarım kalan heykelimle uğraşmaya başladım.

Belki Burçin gelir diye yaklaşık 6 saat kadar atölyede birşeylerle oyalandım. Bir tabloya başladım, ufak 2 tane seramik nesne yaptım ve heykelimin son rötuşlarını yaptım. Ancak Burçin yine gelmedi. En sonunda gelmeyeceğini kabullenerek üniversiteden ayrıldım ve eve döndüm. Moralim fena halde bozulmuştu.

Kapıyı açtım ve içeriye girip, “Karıcığım ben geldim!” dedim mutsuz bir sesle. Cevap gelmeyince, karımın bir an dışarıda olduğunu düşündüm. Ama daha sonra karım yatak odasından, “Buradayım, gelsene hayatım!” diye seslendi. Çantamı kapının girişine bıraktım ve gömlek düğmelerimi açarak yatak odasına doğru ilerledim. Kapıyı açıp, karımı olağan dışı bir kıyafetle görünce de büyük bir şok geçirdim.

Birkaç saniye konuşamadım adeta ve karşımdaki manzaraya ağzım açık bakakaldım. Karım benim için özel hazırlık yapmıştı. Üstünde siyah deri bir elbise vardı. Elbise derin bir göğüs dekoltesine sahipti. Karımın göğüslerinin yarısı dışarıdaydı neredeyse. Elbisenin alt kısmı da kalçalarını zor kapatıyordu. Dizlerine gelen bir çizme ve file çorap giymişti. Harika koyu tonlarda bir makyaj yapmıştı elbiseyle uyumlu olması açısından.

Yüzünde o muzır gülümsemesi vardı yine, “Bakalım erkeğim dünkü kadar formunda mı?” dedi ve diz çöktü yerde. Dizlerinin üstünde bana doğru gelmeye başladı. Handan farkında değildi, ki bu haliyle seksten en soğmuş erkeği bile azdırabilirdi. Karım daha yanıma gelmeden sikim taş gibi olmuştu. Dibime gelince yavaşça kemerime doğru uzattı ellerini. Kemerimi açıp, pantolonumu indirdi ve çıkartıp kenara attı. Daha sonra ayağa kalkıp, benim yarım bıraktığım gömlek düğmelerimi açaçarak gömleğimi de çıkarttı. Atlet giymeyi pek sevmediğimden karşısında bir boxer ile kalmıştım.

Karım beni yatağa ittikten sonra karşımda dans etmeye başladı. Harika bir tempoyla hafif hafif dans ederek beni azdırıyordu. Karım tahrik etmek konusunda gerçekten çok iyiydi. İstediği zaman o kadar güzel bir biçimde bunu başarıyordu ki. Sikim boxerımı delecek seviyede kalkmıştı. Karım gözleriyle bir işaret çakarak sikimi gösterdi ve yine sexy bir biçimde güldü. Ben ise karşımdaki bu güzel gösteriyi izlemekle meşguldüm.

Birazcık daha dans ettikten sonra yanıma gelip, “Şu canavarı serbest bırakalım artık!” dedi. Boxerımı çıkartmasıyla birlikte sikim meydana çıktı. Eline alıp birazcık okşadıktan sonra eğilip göğüslerine sürttü. Delirtiyordu beni bu yavaş hareketleri. Ona, “Ağzına al hayatım!” dememe rağmen, “Dur ya, ne acelemiz var?” dedi. Tekrar ayağa kalktı ve bir Viski koydu kendine. Makyaj masasının önündeki tabureye oturup Viskisini yudumladı.

Sikimi okşamak için elimi attığımda, “Dokunma! Ona benden başka kimse dokunmayacak bugün!” dedi. Bir süre daha karşımda bacak bacak üstüne atmış bir biçimde Viski içmeye devam etti. Dayanamıyordum ve istemsizce elimi yine sikime atınca, “Demek söz dinlemeyeceksin?” dedi ve yanıma gelip sikime hafifçe bir tokat attı. Ereksiyon olmuş bir penisi gerçekten acıtacak bir tokattı. Sonra tekrar oturup Viskisini içmeye devam etti. O halleri beni acayip tahrik ediyordu ve ona hemen ulaşamamak beni bitiriyordu.

Sonunda Viskisini bitirip ayağa kalktı ve “İlgilenelim biraz bakalım bununla!” diyerek sikimi kökünden kavrayıp sertçe okşamaya başladı. Hızlı hızlı mastürbasyon yaptırıyordu sikime. Karım okşadıkça ben iyice zevke geliyordum. Bir süre sonra kafasını eğerek bacaklarımın arasına eğildi ve taşaklarımı emmeye başladı. Taşaklarımı emdikçe kuduruyordum. O kadar ağır ve naif hareketler yapıyordu ki, beni olduğum yerde azdırıyordu. Taşaklarımı emerken ben ellerim iki yanda hiçbir şey yapamadan sadece onu seyrediyordum. Karım tam bir orospu gibi davranıyordu. Hatta bir orospudan çok, profesyonel bir porno film oyuncusu gibiydi.

“Beğendin mi aşkım?” dedi gülümseyerek. “Çok!” dedim titrek bir sesle. Terlemeye başlamıştım resmen. Karım bugün beni çok mutlu edecekti. Taşaklarımı emdikten sonra dudaklarını sikime çıkarttı ve sikimin başına öpücükler kondurup hafif hafif yalamaya başladı. Başından daha ilerisini almıyordu ağzına. Sadece başını emiyordu sikimin, ama bu bile bana büyük zevk veriyordu. Ara sıra dilini sikimin tam üstünde dolaştırıyordu.

Sikimi emmeyi bir süre sonra bırakıp hafifçe doğruldu ve göğüslerini elbisenin üstüne çıkarttı. Büyük göğüslerini sikime sürttükten sonra sikimi göğüslerinin arasına alarak ileri geri yapmaya başladı. Karım gerçekten yatakta çok tecrübeliydi ve her hareketiyle erkeğini zevkte üst seviyede tutabiliyordu.

Karımın saçlarını okşayarak, “Harikasın!” dedim. Gülümsedi sadece. Sikimi göğüslerinin arasından çıkarttıktan sonra gelip kucağıma oturdu. Sikim onun bedeniyle benim bedenim arasında kalmıştı. Biraz öpüştük, ellerimi tutup kalçalarına koydu ve “Bugün harika bir performans istiyorum senden!” dedi. Karımın kulağına, “Sen böyle güzel şeyler yaptıktan sonra o performansı beklememen hata olur!” dedim.

Karımın kahkahaları arasında onu kucaklayıp yatağa sırtüstü bıraktım. Üstündeki kıyafeti çıkartacaktım, ama sonra vazgeçip sadece bacaklarını aralayıp çizmesini çıkarttım. İçine simsiyah bir tanga giymişti. O tangaya ulaşmadan önce ayaklarını hafif hafif öpmeye başladım. Ojeli tırnaklarını emiyordum fileli külotlu çorabın arasından. Karım yarı zevkle, yarı da gülümseyerek bana bakıyordu dudağını ısırarak. Ayaklarından yavaşça bileklerine geçtim. Narin bileklerini öperken yavaş yavaş bacaklarına, oradan da bacak arasına geçtim.

Siyah tangasını çekip koparttığımda, “Woooavvv!” diye bir tepki verdi ve “Fazla sertsin!” dedi. Gülümseyerek, “Bu bir problem mi?” dedim. Karım suratıma hafifçe bir tokat atarak, “Tabii ki de değil!” dediğinde, artık bende ipler kopmuştu. Karımı tek hamlede yüzüstü çevirdim ve elbisenin alt kısmını beline toplayıp sikimi sertçe amına soktum. Karım yüksek bir çığlık bastıktan sonra boğuk boğuk inlemeye başladı. Ben de durmadan, duraksamadan sert sert amına pompalıyordum sikimi. O kadar hızlı ve serttim ki, karımın kalçaları sürekli dalgalanıyordu ben pompaladıkça.

Karım, “Harikasın, ohhh, devam et!” diyerek beni sürekli azdırmaya çalışıyordu. Gerçekten azdırıcı hap almış gibiydim, gücüm sınırsızmış gibi hissediyordum o an. Hiç boşalmak istemiyordum. Boşalmak diye bir duygu kalmamıştı içimde. Sadece karımı sikmek istiyordum. Amını sikmeye devam ederken kalçalarına sertçe tokatlar atıyordum. O anın zevkiyle farkına varamamıştım, ama kıpkırmızı olmuştu karımın kalçaları.

Saçlarına asıldım sertçe ve kalçasına sert bir tokat daha indirerek, “Seni bugün mahvedeceğim orospum. Kocanı azdırmak neymiş göreceksin!” dedim. Karım ise sadece gülerek, “Görelim bakalım!” dedi ve zevkle inledi. Acımasız bir biçimde amına git gellerime devam ediyordum. Yorulmuyordum asla. 20 dakika kadar karımı o pozisyonda siktikten sonra amından çıktım. Karım boşalacağımı sandığı için önümden kalkmak için hareket yaptı, ama durdurdum onu ve domalttım.

Sikimi tekrar amına soktum ve “Biraz da bu pozisyonda sikmek istiyorum orospumu!” dedim. Karım kahkaha attı ve “Zevkle!” diyerek yine bana harika bir uyum sağlayarak yataktaki pozisyonunu aldı. Domaltmış bir halde sikerken taşaklarım sürekli karımın amına çarpıyordu. O kadar hızlıydım ki, ara sıra dengemi bile kaybedebiliyordum.

Ben sikmeye devam ederken karım elini aşağıdan taşaklarıma attı ve okşamaya başladı. Böyle bir hareket beklemiyordum ve eli taşaklarıma değdiğinde hafifçe irkildim. Sanki başka birisi de varmış gibi oldu aramızda ve aklım ister istemez Burçin’e gitti. Burçin ile birlikte karımı aynı yatakta sikmek ne kadar güzel olur diye düşünmeye başlamıştım istemsizce. Karım da bu sırada taşaklarımı okşuyordu.

Bir süre bu pozisyonda devam ettikten sonra amından çıktım. Amı iyice açılmış ve fena halde kızarmıştı. Karımın bembeyaz kalçalarından eser yoktu. Kıpkırmızı bir am ve tokatlanmaktan mahvolmuş bir kalça duruyordu karşımda. Bunun bir fotoğrafını çektim ve hatıra olarak saklamak istedim. Karımla evlendiğimizden beri ilk kez bu kadar tutkulu sevişiyorduk.

Karım dönüp, “Üstümden bir dozer geçmiş gibi…” dedi, ama önümde kalkık duran sikimi görünce, “Sen daha boşalmadın mı?” dedi. Gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Gülerek, “Senin gibi bir kaltağım olduktan sonra zor!” diyerek karımı kucağıma aldım. Sırtını duvara yasladım ve o da bacaklarını benim belime sardı. Öpüşürken sikimi yine karımın amına soktum ve onu hoplatmaya başladım. Karımın koca memeleri bedenlerimizin arasında sıkışmıştı.

Karım kendisine tokat atmamı istiyordu. Karımın kalçalarına tokatlar atmıştım, göğüslerini mıncıklamıştım, ama hayatımda bir kere bile suratına tokat atmamıştım –ne sinir, ne de cinsel fantezi açısından- ve bu yüzden de bunu söyleyince duraksadım. “Sen ciddi misin?” diye sordum. Karım gözlerime bakarak, “Evet!” dedi. Elimi kaldırdım ve o kucağımdayken hafifçe bir tokat attım yanağına.

Parmaklarımı ısırdı ve “Bu kadar mı gücün? Erkeğim diye geçiniyorsun bir de!” dedi. Amacı beni gaza getirmekti ve bunu çok güzel yapıyordu. Suratına sertçe bir tokat patlattım, ama bu beklediğimden de sert olmuştu. Dudağının kenarı patlamıştı ve hafifçe kan süzülmeye başladı. Kan birkaç saniye sonra göğüslerine damladı. Sonra bir tokat daha atmamı istedi ve ben de attım.

Karım kucağındayken kendini kasmaya başlamıştı iyice. Amını iyice daraltıyordu böyle ve ben daha da zevk alıyordum. En sonunda bu zevke daha fazla dayanamayarak karımın içine boşaldım. Amına döllerim fışkırdıkça dizlerimin bağı çözülüyordu sanki. Zorla da olsa boşalmam bitene kadar karımı kucağımda tutabildim, ama sanki tüm gücüm kesilmiş gibiydi.

Boşalmam bittiğinde karım beni ittirdi ve “Kim o?” diye sordu…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir